3 BOYUTLU YAZICILAR :

 3 BOYUTLU YAZICILAR :

3 BOYUTLU YAZICI NEDİR ?

3D Printer, 3 boyutlu bilgisayar datasını katı, elinizle tutabileceğiniz gerçek nesnelere dönüştüren bir makinedir. Bu teknoloji geleneksel imalat yöntemleri gerçekleştirilmesi mümkün olmayan geometrileri üretebilmektedir.
3D yazıcı teknolojisi aslında yeni bir teknoloji değil ilk uygulaması 1984′e dayanıyor ancak geçtiğimiz 20 yılda bu yöntem hızlı prototipleme alanının dışında çok fazla ilgi görmedi. 2006 da başlayan Reprap  projesi ile çok daha geniş kitlelere ulaştı. Bu proje sayesinde bir çok sıradan kullanıcı, hobi severler, kendin yap kültürüne sahip kişiler bir 3d yazıcıya sahip oldu. Hatta projenin başlangıcından 3 yıl sonra bir çok şirket açık kaynak 3d yazıcı üretmek ve satmak için Reprap projesinin getirdiklerinden faydalanarak teknolojiyi çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine yaymayı başardı.

3 BOYUTLU YAZICILARDA KULLANILAN HAMMADDELER

PLA (Polilaktik Asit) Nişasta bazlı bioplastiktir.

ABS (Akrilonitril bütadien stiren) petrol bazlı plastik

PVA (Polivinil Alkol)

Katkılı PLA Filamentler (Ahşap, Bakır, Bronz, Bambu, Naylon, PET, Sıvı reçine)

 

3D YAZICI NASIL ÇALIŞIR :

Geleneksel mürekkep püskürtmeli yazıcılar yerine geleneksel fabrika üretim hatlarının yaptığı işi tek bir makinada, UV ile kürlenen malzeme püskürtme yöntemiyle gerçekleştiriyor.

3 boyutlu bir yazıcının, üretim evreleri üç aşamada gerçekleşir.

A-  3D modelleme ve tasarım programları ile, üretilmek istenen ürünün 3 boyutlu modeli oluşturulur. Ayrıca 3D tarayıcılar ile taranmış bir nesneye ait verilerde modelleme için kullanılabilir.
B- Oluşturulan veya taranan model STL, OBJ, gibi bir uzantı ile bir dosyaya çevrilerek, 3D yazıcı programına aktarılmaya hazır hale gelir.
C- 3d baskı işleminde obje, katmanlar halinde, STL dosyasından alınan verilere göre üst üste serilerek oluşturulur.
D- Son aşamada ürünün ölçüleri, boyutları kontrol edilir gerekli iyileştirmeler yapılır.

 

 

 

3 BOYUTLU YAZICI İLE YAPILABİLECEK 7 MADDE :

 

1 – Kendi kanonuzu kendiniz yapın
2- Yemek yapın
3- Kendi kıyafetlerinizi tasarlayın
4-Kendi heykellerinizi yapın
5- Kendinize yardımcı eşya yapın
6- Kendi müzik aletlerinizi yapın
7- Oyunlarınız 3 boyutlu hale gelsin

 

 

FİYATLARI :

1.500 TL İLE 10.000 TL ARASI

 

 

80’lerden Bugüne 3D Baskı Teknolojilerinin Kısa Tarihi :

İlk durağımız Japonya, yıl 1981
1981’de, Japon mucit Dr. Hideo Kodoma, fotopolimerleri ve UV ışınlarını kullanan hızlı bir prototipleme sistemi geliştirdiğini açıkladı ve bu sisteme “rapid prototyping” adını verdi. Sistemde modellerin her bir kesit dilimi ayrı ayrı katmanlar halinde üretiliyordu. Bu gelişme, SLA teknolojisine atılan ilk adım oldu ancak Dr. Kodoma, mali problemler nedeniyle geliştirdiği teknolojinin patentini alamadı.

Üç yıl sonra, 1984 yılında, Charles Hull, stereolitografiyi (SLA) icat etti

1984 yılında Charles Hull, UV ışınlarını kullanarak sentetik reçinelerden mobilya yüzeyleri için sert kaplamalar yapan bir firmada çalışıyordu. Yeni ürün tasarımlarının prototiplenmesinin aylarca sürmesi onu daha hızlı bir prototipleme metodu bulmaya itti ve sıvı haldeki fotopolimer reçinelerin UV ışınları ile katman katman sertleştirilmesine dayanan otomatize edilmiş yeni bir sistem geliştirdi. Bu üretim yöntemi, günümüzde 3D baskı sektöründe yaygın bir biçimde kullanılan teknolojilerden olan SLA teknolojisinin çalışma prensibiydi. Hull, 1986 yılında bu teknolojilerin patentini aldı ve 1988 yılında icadını ticarileştirmek üzere, şu an sektörün en büyük firmalarından biri olan 3D Systems’i kurdu.

FDM’in hikayesi, 1988 yılında oyuncak bir kurbağa ile başladı

İki yaşındaki kızı için oyuncak bir kurbağa yapmak isteyen Scott Crump, plastik (polietilen) malzemeyi silikon tabancası kullanarak katman katman yığmayı denedi ve bu denemesinde başarılı oldu. Bu yöntemi otomotize eden bir makineyle daha hızlı üretim yapabileceğini fark eden Crump, çalışmalarına garajında devam etti. Tarihler 1988’i gösterdiğinde ise, bugün en yaygın 3D baskı teknolojisi olan Fused Deposition Modeling (FDM)’i icat etti ve bu teknolojinin patentini aldı. Bu gelişme, 3D baskı sektöründe yaşanmış en önemli gelişmelerden biri oldu.
1992’de ilk operasyonel FDM 3D yazıcısını yapan Crump, aynı zamanda 3D baskı sektörünün şu andaki en büyük firmalarından biri olan Stratasys şirketinin de kurucusudur.

1989, SLS teknolojisinin ortaya çıkışı


Scott Crump ile aynı yıllarda, Teksas Üniversitesi’nde makine mühendisliği öğrencisi olan Carl Deckard, bir başka önemli 3D baskı teknolojisi olan Selective Laser Sintering (SLS) teknolojisi üzerinde çalışmaya başladı. Çalışmalarına yüksek lisans ve doktora öğrencisi olarak devam eden Deckard, nihayet SLS teknolojisini geliştirdi.
Deckard, SLS teknolojisinin patentini 1989 yılında aldı ve bu teknolojinin lisansını 2001 yılında 3D Systems’e 45 milyon dolara sattı.
90’lı yıllar, 3D baskı pazarının oluşmaya başladığı yıllar oldu
90’lı yıllara gelindiğinde, 3D baskı teknolojileri yavaş yavaş yaygınlaşmaya başladı ve modelleme aşamaları için yeni “Computer Aided Design” (CAD) araçları daha verimli hale geldi. Bunun yanında MIT gibi önemli üniversitelerin ve sektördeki çeşitli firmaların yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarıyla Inkjet, Selective Laser Melting gibi yeni sistemler ve teknolojiler geliştirildi.
Charles Hull ve Scott Crumb, 3D baskının en yaygın teknolojileri olan SLA ve FDM ile üzerine neredeyse bütün patentlere sahip olduğundan bu iki teknolojinin gelişiminin, olması gerekenden biraz daha yavaş olduğu söyleyenebilir.
Ayrıca 90’lı yıllar, 3D baskı teknolojilerinin tıbbi araştırmalarda kullanılmaya başlandığı ilk yıllar olmuştur. İlerleyen yıllarda bu araştırmalar başarılı sonuçlar vermiştir.

3D baskı, 2000’li yılların başında medyada kendine daha fazla yer bulmaya başladı
2000 yılına gelindiğinde, ilk kez çalışan bir insan böbreği biyo-yazıcılarla üretildi. Bu ve bunun gibi başarılar sayesinde, 3D baskı teknolojileri kamuoyunda ve medyada daha fazla yer buldu. Pek çok yatırımcı, mühendis, girişimci ve teknoloji tutkununun dikkatini çekti.
2004 yılı, kendi kendini kopyalayabilen açık kaynaklı bir 3D yazıcı projesi olan RepRap’ın başladığı yıldı. Bu proje 2009 yılında sonuçlandığında masaüstü FDM yazıcıların yaygınlaşmasında büyük bir rol oynadı.
2005 yılında ZCorp, ilk yüksek çözünürlüklü renkli  yazıcıyı piyasaya sürdü. Daha sonra bu teknoloji, bugün Colorjet olarak bildiğimiz teknolojiye evrildi.
2008 yılında  yazıcılarla ilk protez uzvun üretilme başarısı 3D baskı teknolojilerinin medyada sesinin daha fazla duyulmasını sağladı. Günümüzde 3D tarama teknolojilerinin de yardımıyla medikal protezler çok daha ucuza ve hızlı bir şekilde üretilebiliyor.
2009 yılı, FDM patentlerinin süresinin dolması nedeniyle, 3D baskı sektörü için oldukça önemli bir yıldı. Açık kaynak kültürünün de yardımıyla FDM yazıcılarda büyük bir yenilik dalgasına başladı. 3D yazıcı fiyatları hızla düşerken pazar önemli oranda büyüdü ve sahneye yeni firmalar, yeni yazıcı modelleri çıktı. RepRap projesi sayesinde pek çok kişi kendi masaüstü yazıcısını üretti.

 

 

2010’lu yıllar ve günümüz

 

 

Son on yılda yaşanan gelişmelerle beraber, sektör büyük bir ivmeyle büyümekte. 2012 yılında yaklaşık 2 milyar USD büyüklüğünde olan pazar, 2018 yılına kadarki sürede, 7 kattan daha fazla büyüyerek 14.5 milyar USDlik bir pazar haline geldi.
2010’lu yıllardan ile itibaren  yazıcılar, uzay ve havacılıktan gıda sektörüne kadar pek çok sektörde adından daha fazla söz ettirmeye başladı. Örneğin, 2013 yılında NASA, ilk kez uzaya  yazıcı götürdü, yine aynı yıl içinde çeşitli şekerlemeler, çikolatalar ve hatta krepler yapabilen  yazıcı konseptleri ortaya çıktı. 2014 yılında ise, 3D yazıcı ile yapılan ilk ev, inşaat sektöründe yaşanan önemli bir gelişme olarak öne çıktı.
Ve tabi ki, Tridi’nin kuruluş yılı olan 2014’ün bizim için anlamı çok büyük!
2016 yılında 3D biyo yazıcılarla ilk kez insan kulağı üretilmesi, baskı teknolojilerinin geldiği nokta ve potansiyeli hakkında büyük anlamlar taşıyan bir gelişme oldu. Zaten günümüzde organ, uzuv ve protez yapımı gibi konularda devam eden pek çok araştırmada  yazıcılar önemli bir rol oynuyor.
2017 yılı ise, uzay ve havacılık sektörü için önemli bir yıldı. SpaceX’in Falcon 9 roketinin ısı valfi tamamen 3D yazıcılar kullanılarak üretilirken GE, uçak motorlarında kullanılan bazı parçaları 3D baskı teknolojileriyle üretmeye başlandı. NASA, GE, SpaceX gibi dünyanın en büyük firmaları, önümüzdeki yıllarda 3D baskı teknolojilerinden farklı projelerde yararlanmak için büyük yatırımlar yapmaya devam ediyor.
3D baskı teknolojilerini artık çok daha güçlü bir pazara ve teknoloji çeşitliliğine ulaşmış olduğunu görüyoruz. yazıcıların maliyetlerindeki düşüş ve  performanslarındaki artış, teknolojiye olan talebi de yükseltiyor. 2018 yılının verilerine göre, dünyada  baskı pazarının büyüklüğü 14,5 milyar USD’den fazla.
Şu ana kadar  yazıcılarla ilk otomobil, ilk insansız hava aracı, ilk ev ve köprü üretildi. Malzeme yelpazesinde ulaşılan çeşitlilik üreticilere ve tasarımcılara daha fazla özgürlük olanağı sağlıyor ve 3D yazıcılar giderek daha fazla projede önemli rollerde konumlanıyor.

 

3 BOYUTLU YAZICILAR  yazımızın sonuna geldik daha fazlası için:
Diğer teknoloji haberleri için Tıklayın
Eğitim haberleri ve daha fazlası için Tıklayın
Savunma sanayi hakkında bilgiler için Tıklayın
Konferans arşivleri için Tıklayın
Transformatör (Trafo) Nedir?
Elektronik Devre Elemanları
Direnç Nedir? Nasıl Hesaplanır ? Renk Kodları Neler?

 

 

 

 

 

KAYNAK :

teknoyo.com

onedio.com

tridi.co

ihracat.co

Berkay Kaşıkçı

17 aralık 2001 tarihin de doğdum ve kendimi bildim bileli elektronik cihazları tamiratı ile uğraş içindeyim. Akrabalarımızın ve ailelerimizin vesilesi ile bu yönde daha fazla yoğunluk verdim. Liseyi kazandığım gün ilk önceliğim uçak ve motor bakım meslek lisesiydi. listem de 3. sırada idi fakat gelmedi ve sağlık meslek lisesine gitmek zorun da kaldım . 4 sene boyunca sağlık dersleriyle yoğunlaştım ve burada eğitim görmeye başladım . Burada pek mutlu olmadığımı biraz geç fark ettim zaten çocukluk hayalini ben gerçekleştirememiştim burada ne işim vardı ? 4 sene sonun da üniversite sınavına girdim ve tek hedefim elektrik elektronik mühendisliği kazanmak idi. ve bu gerçekten çok zordu . Görmediğin derslerden çok zor sorularla  ve zor şartlar altında kazanmam gerekiyordu . Pes etmedim hırs ve azimle 2020 yılında elektrik ve elektronik bölümünü kazandım . Bir çok sertifikaya sahip ve öğrenmeye açığım . Burada bir çok eğitim paylaşılıyor bir çok danışman hocalarla eğitim veriliyor. Eğer siz de mühendis adaylarsanız ve öğrenmeye açıksanız burası tam size göre .Türkiye'yi daha iyi hale getirmek ve mühendis adaylarımızı yurt dışında ki rakiplerimizden çok daha iyi hale getirme dileğiyle kendinize iyi bakın...

Related post

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.